İlk terapi seansında, sizi terapiye getiren sorun, bunun ne zamandır sürdüğü, hayatınızı nasıl etkilediği ve değişmesini istediğiniz şeyler konuşulur. Terapistiniz sizi daha iyi anlayabilmek için duygularınız, düşünceleriniz, davranışlarınız, ilişkileriniz, geçmiş destek deneyimleriniz ve günlük yaşamınız hakkında bazı sorular sorabilir.
Fakat ilk terapi seansı, bütün hayatınızı elli dakika içinde eksiksiz anlatmanız gereken bir sorgu değildir. Nereden başlayacağınızı bilmemeniz, heyecanlanmanız, bazı ayrıntıları hatırlamamanız veya “Bunu nasıl anlatacağımı bilmiyorum” demeniz son derece olağandır. İyi bir ilk görüşmenin amacı, doğru cevaplar vermenizi sağlamak değil; yaşadığınız güçlüğü birlikte anlamaya başlayabileceğiniz güvenli ve gerçekçi bir çalışma zemini kurmaktır.
İlk terapi seansı, doğru cevaplar vermeniz gereken bir sınav değildir. “Nereden başlayacağımı bilmiyorum” cümlesi bile yeterince iyi bir başlangıçtır.
Yazı İçeriği:
İlk Terapi Seansında Ne Konuşulur?
İlk görüşmede konuşulanlar kişiye, başvuru konusuna ve terapistin çalışma biçimine göre değişir. Yine de çoğu ilk terapi seansı, problemin niteliğine göre değişmekle beraber genellikle şu tür başlıklar etrafında ilerler:
- Sizi terapiye getiren temel sorun
- Sorunun ne zaman başladığı ve nasıl değiştiği
- Günlük yaşamınızı, ilişkilerinizi ve işlevselliğinizi nasıl etkilediği
- Daha önce neler denediğiniz ve psikolojik destek alıp almadığınız
- Fiziksel sağlık, uyku, ilaç kullanımı ve gerektiğinde güvenlikle ilgili bilgiler
- Terapiden beklentileriniz ve değişmesini istediğiniz alanlar
- Terapi sürecinin nasıl ilerleyebileceği
Bu başlıkların tamamının ilk seansta ayrıntılı biçimde konuşulması şart değildir. Bazen güncel bir kriz öncelik kazanır. Bazen kişi uzun süredir devam eden bir örüntüyü anlatır. Bazen de ilk görüşmenin önemli bir bölümü, kişinin yaşadığı şeyi henüz tam olarak adlandıramadığı için, sorunun ne olduğunu birlikte anlamaya ayrılır.
İlk görüşmenin temel işlevi, yaşadığınız güçlüğün genel bir haritasını çıkarmaktır. NHS’nin ilk psikolojik görüşmelerle ilgili bilgilendirmesinde de vurgulandığı gibi, bu görüşmeler kişinin güncel zorluklarını anlamaya ve hangi desteğin uygun olabileceğine birlikte karar vermeye hizmet eder.
İlk Seansın Amacı Nedir?
İlk seansın amacı yalnızca bilgi toplamak değildir. Aynı zamanda üç önemli soruya ilk yanıtların arandığı bir görüşmedir:
- Neler yaşıyorsunuz?
- Bu sorun nasıl ortaya çıkıyor ve nasıl devam ediyor?
- Terapi size hangi yönden yardımcı olabilir?
Terapistiniz başvuru nedeninizi dinlerken yalnızca “ne olduğunu” değil, sorunun nasıl işlediğini de anlamaya çalışır. Örneğin panik atak nedeniyle başvurduysanız yalnızca atakların kaç kez geldiğini değil; belirtileri nasıl yorumladığınızı, hangi ortamlardan kaçındığınızı, atak gelmesin diye neler yaptığınızı ve bu döngünün hayatınızı nasıl daralttığını da araştırabilir.
Benzer biçimde ilişki sorunlarında yalnızca son tartışma değil, tekrar eden iletişim döngüsü önemlidir. Depresif belirtilerde yalnızca üzgün hissetmek değil; uyku, enerji, ilgi kaybı, geri çekilme ve kişinin kendisi hakkındaki düşünceleri birlikte değerlendirilir.
Bu nedenle ilk seans, kişinin “şikayetini söylediği” kısa bir görüşmeden daha fazlasıdır. Sorunun görünen yüzü ile onu sürdüren etkenler arasında bağlantı kurulmaya başlanır.
İlk Seans Sadece Anamnez Alınan Bir Görüşme midir?
Her zaman değil. İlk seansın önemli bir bölümü değerlendirmeye ayrılabilir; fakat değerlendirme ile terapi birbirinden tamamen kopuk değildir. Kişinin yaşadıklarını ilk kez düzenli bir çerçevede anlatması, bazı bağlantıları fark etmesi ve sorunun anlaşılabilir olduğunu görmesi bile terapötik bir etki yaratabilir.
Bazı ilk görüşmelerde kısa bir psikoeğitim yapılabilir. Bazılarında bir döngü görünür hale getirilebilir. Bazılarında ise önce güvenliğin, tıbbi yönlendirmenin veya başka bir uzmanlık alanının değerlendirilmesi gerekir. Düşünceler, duygular ve davranışlar arasındaki bağlantıların yapılandırılmış biçimde ele alındığı yaklaşımlardan biri de bilişsel davranışçı terapidir.
Dolayısıyla ilk seansta mutlaka derin bir teknik çalışma yapılacağını söylemek de, “ilk seans yalnızca bilgi toplamaktır” demek de fazla kesin olur. Doğru olan şudur: İlk seans hem değerlendirme hem de terapötik ilişkinin başlangıcıdır.
Psikolog İlk Seansta Ne Sorar?
Psikolog ilk seansta herkese aynı soruları soran bir anket görevlisi gibi davranmaz. Sorular, anlattıklarınıza göre şekillenir. Yine de aşağıdaki alanlarda sorularla karşılaşmanız mümkündür.
Sizi Buraya Getiren Nedir?
Bu soru genellikle görüşmenin başlangıç noktasıdır. Uzun ve düzenli bir açıklama yapmanız gerekmez. Şöyle başlayabilirsiniz:
- “Son aylarda kaygım çok arttı.”
- “İlişkimde sürekli aynı tartışmaları yaşıyoruz.”
- “Panik atak geçirdikten sonra yalnız kalmaktan korkuyorum.”
- “Kendimi uzun süredir isteksiz ve yorgun hissediyorum.”
- “Sorunun tam olarak ne olduğunu bilmiyorum ama iyi olmadığımı hissediyorum.”
Son cümle de en az diğerleri kadar geçerli bir başvuru nedenidir.
Bu Sorun Ne Zamandır Var?
Terapistiniz sorunun ne zaman başladığını, belirli bir olayla ilişkili olup olmadığını ve zaman içinde nasıl değiştiğini sorabilir. Kesin tarih hatırlamıyorsanız sorun değildir. “Geçen kıştan beri”, “iş değiştirdikten sonra” veya “çocukluğumdan beri dönem dönem” gibi yaklaşık ifadeler de yeterlidir.
Günlük Hayatınızı Nasıl Etkiliyor?
Bir psikolojik sorunun yalnızca varlığı değil, hayat üzerindeki etkisi de önemlidir. Bu nedenle şu alanlar konuşulabilir:
- Uyku ve iştah
- İş veya okul yaşamı
- Yakın ilişkiler
- Sosyal yaşam
- Dikkat ve karar verme
- Kaçınmalar
- Günlük sorumluluklar
- Bedensel belirtiler
- Alkol veya madde kullanımı
Bu sorular meraktan değil, sorunun yaygınlığını ve ciddiyetini anlayabilmek için sorulur.
Daha Önce Psikolojik Destek Aldınız mı?
Daha önce terapi, psikiyatrik değerlendirme veya ilaç tedavisi aldıysanız, neyin faydalı olduğunu ve neyin işe yaramadığını konuşmak önemlidir. Önceki terapinizi eleştirmek veya savunmak zorunda değilsiniz. Sizin deneyiminiz önemlidir.
“Konuşmak iyi gelmişti ama çok dağınık ilerledi”, “ödevler faydalıydı”, “kendimi anlaşılmamış hissettim” veya “ilacın yan etkileri nedeniyle bıraktım” gibi bilgiler, yeni sürecin daha uygun biçimde planlanmasına yardımcı olabilir.
Fiziksel Sağlık ve İlaç Kullanımı Sorulur mu?
Evet, gerektiğinde sorulabilir. Çünkü uyku bozukluğu, tiroit sorunları, hormonal değişiklikler, bazı ilaçlar, yoğun kafein kullanımı ve başka tıbbi etkenler psikolojik belirtilerle ilişkili olabilir.
Kullandığınız ilaçların adını hatırlamıyorsanız telefonunuzdaki reçeteyi gösterebilir veya daha sonra iletebilirsiniz. Terapistin görevi ilaç düzenlemek değildir; ancak gerektiğinde psikiyatri veya başka bir tıp uzmanına yönlendirme yapılabilir.
Kendinize Zarar Verme Düşünceleri Sorulur mu?
Depresyon, ağır umutsuzluk, travma, yoğun kriz veya geçmişte kendine zarar verme öyküsü varsa terapistiniz güvenliğinizle ilgili açık sorular sorabilir. Bu sorular sizi yargılamak için değil, risk düzeyini doğru değerlendirmek ve gerektiğinde güvenli bir plan oluşturmak için sorulur.
Böyle bir düşünce varsa bunu söylemeniz terapistin gözünde “zayıf” veya “tehlikeli” görünmenize neden olmaz. Aksine, doğru desteğin planlanabilmesi için önemli bir klinik bilgidir.
Terapide Ne Anlatacağımı Bilmiyorum: Nereden Başlamalıyım?
Birçok kişi ilk seansa gelirken zihninde aynı kaygıyı taşır: “Her şey birbirine girmiş durumda. Nereden başlayacağımı bilmiyorum.”

Bu durumda başlangıç noktanız, en eski olay olmak zorunda değildir. Şu anda sizi en çok zorlayan yerden başlayabilirsiniz:
- Son günlerde en sık düşündüğünüz konu
- Sizi randevu almaya iten son olay
- Günlük hayatınızı en fazla bozan belirti
- Tekrar tekrar yaşadığınız bir ilişki döngüsü
- “Böyle devam edemem” dediğiniz an
- Uzun süredir kimseye söylemediğiniz bir endişe
Kronolojik ve kusursuz bir yaşam öyküsü anlatmaya çalışmak, çoğu zaman kişiyi daha da gerer. Terapistiniz gerektiğinde sorularla zaman çizgisini birlikte kurabilir.
“Ne anlatacağımı bilmiyorum” bir iletişim hatası değildir. Çoğu zaman kişinin yaşadığı karmaşanın kendisi hakkında önemli bir bilgidir.
Konuşmaya Başlamak İçin Kullanabileceğiniz Cümleler
İlk cümleyi bulmakta zorlanıyorsanız aşağıdaki ifadelerden biriyle başlayabilirsiniz:
- “Buraya gelmeye karar vermem kolay olmadı.”
- “Nereden başlayacağımı bilmiyorum ama son zamanlarda…”
- “Bunu anlatırken utanıyorum.”
- “Sorunumun önemli olup olmadığından emin değilim.”
- “Bir yanım yardım almak istiyor, bir yanım konuşmaktan kaçınıyor.”
- “Beni en çok zorlayan şey…”
Terapistinizin işi, anlattıklarınızı sınav kâğıdı gibi değerlendirmek değil; anlatının içindeki duyguyu, ihtiyacı ve örüntüyü anlamaktır.
İlk Seansta Her Şeyi Anlatmak Zorunda mısınız?
Hayır. İlk seansta bütün geçmişinizi, travmalarınızı veya mahrem ayrıntıları anlatmak zorunda değilsiniz. Terapi gönüllü bir süreçtir. Hazır olmadığınız bir konuda “Bunu şu an ayrıntılı konuşmak istemiyorum” diyebilirsiniz.
Bununla birlikte, terapiyi ve güvenliği doğrudan etkileyen bazı bilgileri saklamamak önemlidir. Örneğin:
- Kendinize veya bir başkasına zarar verme riski
- Yoğun alkol veya madde kullanımı
- Devam eden şiddet veya istismar
- Psikotik belirtiler
- Mani veya hipomani belirtileri
- Önemli tıbbi hastalıklar
- Kullanılan ilaçlar
- Daha önce konmuş ciddi psikiyatrik tanılar
Bu bilgileri paylaşmak, her ayrıntıyı anlatmak zorunda olduğunuz anlamına gelmez. Terapistiniz önce güvenli ve uygun çalışma koşullarını değerlendirmek için genel bilgiyi bilmelidir.
Anlattıklarınız Gizli Kalır mı?
Psikoterapide gizlilik, temel etik ilkelerden biridir. Terapistiniz, görüşmede paylaşılan kişisel bilgileri gelişigüzel biçimde üçüncü kişilerle paylaşamaz. Gizliliğin kapsamı ve istisnaları ilk görüşmede açık biçimde anlatılır.
Kendinizin veya başka bir kişinin ciddi ve yakın tehlikede olması, çocuk ya da korunmaya muhtaç bir kişiye yönelik istismar ve bazı yasal yükümlülükler gibi durumlarda gizliliğin sınırları olabilir. Bu sınırlar ülkeye, mevzuata ve somut duruma göre değişebilir. Bu nedenle aklınıza takılan bir konu varsa doğrudan “Bu anlattığım bilgi hangi koşullarda paylaşılabilir?” diye sormanız uygundur. Zaten psikoloğunuz size haklarınızı ve gizlilik konusundaki ilkeleri içeren bir bilgilendirilmiş onam sözleşmesi verecektir.
Türk Psikologlar Derneği’nin etik mevzuatı da psikolojik hizmetlerde gizlilik ve mesleki sorumluluk için temel bir çerçeve sunar.
İlk Terapi Seansına Nasıl Hazırlanılır?
İlk terapi seansına özel bir metin ezberleyerek hazırlanmanız gerekmez. Yine de birkaç küçük hazırlık, kaygınızı azaltabilir ve zamanı daha verimli kullanmanıza yardımcı olabilir.
1. Sizi Randevu Almaya Götüren Nedeni Bir Cümleyle Düşünün
Bu cümlenin kusursuz olması gerekmez. Örneğin:
“Kaygım son aylarda hayatımı daraltmaya başladı ve artık bunu tek başıma yönetemediğimi hissediyorum.”
Bu tek cümle, görüşmenin kapısını açmaya yeter.
2. Belirtilerin Ne Zaman Başladığını Kabaca Hatırlayın
Kesin tarih gerekmez. Başlangıç dönemi, tetikleyici olaylar ve son zamanlarda artıp azaldığı dönemler hakkında düşünmeniz yeterlidir.
3. Varsa Kullandığınız İlaçları Not Edin
İlaç adı, doz ve ne zamandır kullandığınız yararlı olabilir. Önceki psikiyatrik değerlendirmeler veya önemli tıbbi sonuçlar varsa yanınıza alabilirsiniz; ancak bir klasör dolusu belge hazırlamanız gerekmez.
4. Terapiste Sormak İstediklerinizi Yazın
İlk görüşmede heyecan nedeniyle sorular unutulabilir. Telefonunuza iki veya üç soru not etmek yeterlidir.
5. Kendinizi “İyi Danışan” Gibi Göstermeye Çalışmayın
Bazı kişiler anlaşılır, mantıklı, sakin veya güçlü görünmeye çalışır. Bazıları ise “yeterince kötü durumda olduğunu” kanıtlamaya uğraşır. İkisi de doğal kaygılardır; fakat terapi için gerekli değildir.
Olduğunuz hâlinizle gelmeniz yeterlidir. Kafanız karışıksa karışık, öfkeliyseniz öfkeli, kararsızsanız kararsız olabilirsiniz.
6. Online Seanssa Ortamı Hazırlayın
Online terapiye katılacaksanız internet bağlantısını, kamerayı ve mikrofonu önceden kontrol edin. Mümkünse konuşmalarınızın duyulmayacağı sakin bir oda seçin ve bildirimleri kapatın. Online görüşmelerin nasıl yürüdüğünü daha ayrıntılı olarak online terapi ve online psikolog yazısında inceleyebilirsiniz.
İlk Görüşmede Terapistinize Ne Sorabilirsiniz?
İlk seans tek taraflı bir değerlendirme değildir. Siz de terapisti ve çalışma biçimini değerlendirme hakkına sahipsiniz.
Şu soruları sorabilirsiniz:
- Benim yaşadığım sorunlarla daha önce çalıştınız mı?
- Hangi terapi yaklaşımını kullanıyorsunuz?
- Bu yaklaşım benim sorunuma nasıl yardımcı olabilir?
- Seanslar ne sıklıkta yapılır?
- Seanslar arasında çalışma veya ödev olur mu?
- İlerlemeyi nasıl değerlendireceğiz?
- Gizliliğin sınırları nelerdir?
- Size seans dışında hangi koşullarda ulaşabilirim?
- Ücret, iptal ve erteleme koşulları nelerdir?
- Psikiyatrik değerlendirme gerekirse nasıl yönlendirme yaparsınız?
Terapistin bütün sorulara kesin cevap vermesi mümkün olmayabilir. Örneğin daha ilk görüşmede “Bu sorun tam olarak kaç seansta geçer?” sorusuna net bir sayı verilmemesi çoğu zaman eksiklik değil, dürüstlüktür. Zira terapi süresi; sorunun yapısına, şiddetine, süresine, eşlik eden problemlere ve kişinin sürece katılımına göre değişir.
Doğru uzmanı seçerken eğitim, yetkinlik, çalışma alanı ve etik sınırlar hakkında daha ayrıntılı bilgi için psikolog nasıl seçilir? rehberine de bakabilirsiniz.
İlk Seansta Tanı Konur mu?
Bazen ilk görüşmede güçlü bir klinik değerlendirme oluşabilir. Özellikle belirtiler açık, iyi tanımlanmış ve uzun süredir devam ediyorsa terapist bir ön değerlendirme paylaşabilir. Ancak birçok durumda tek seans kesin tanı için yeterli değildir. Psikiyatrik tanınız varsa, onu psikoloğunuzla paylaşabilirsiniz. Zaten psikologlar tanı koymaz. Zorlandığınız örüntüleriniz üzerinde çalışır.
Benzer belirtiler farklı sorunlarda görülebilir. Örneğin çarpıntı ve nefes darlığı panik atakta görülebileceği gibi tıbbi bir durumla da ilişkili olabilir. Dikkat güçlüğü depresyon, anksiyete, uyku bozukluğu veya başka etkenlerle bağlantılı olabilir. Bu nedenle tanı, yalnızca birkaç belirtiyi eşleştirmekten ibaret değildir.
İyi bir klinik değerlendirme gerektiğinde:
- Belirtilerin süresini ve şiddetini
- Günlük yaşam üzerindeki etkisini
- Tıbbi etkenleri
- İlaç ve madde kullanımını
- Geçmiş ruhsal sorunları
- Aile öyküsünü
- Ayırıcı olasılıkları
birlikte ele alır.
İlk görüşmede tanıdan daha önemli olan şey, yaşadığınız sorunun doğru anlaşılması ve size uygun yolun belirlenmesidir.
İlk Seansta Terapi Planı Belli Olur mu?
Çoğu zaman ilk görüşmenin sonunda bir başlangıç planı oluşur. Terapistiniz size şu konularda geri bildirim verebilir:
- Yaşadığınız sorunu nasıl anladığı
- Hangi terapi yaklaşımının uygun olabileceği
- Öncelikle hangi konuların ele alınacağı
- Seansların ne sıklıkta yapılacağı
- Ek değerlendirme gerekip gerekmediği
- Psikiyatri veya başka bir sağlık uzmanına yönlendirme ihtiyacı
- Bir sonraki seansa kadar yapılabilecek gözlem veya çalışmalar
Bazı karmaşık durumlarda değerlendirme süreci birkaç seans sürebilir. Bu, terapistin kararsız olduğu anlamına gelmez. Bazen acele bir sonuç yerine doğru bir formülasyon oluşturmak daha değerlidir.
Psikoterapinin ne olduğu, nasıl çalıştığı ve farklı terapi yaklaşımları hakkında daha geniş bilgi için psikoterapi rehberini okuyabilirsiniz.
İlk Terapi Seansından Sonra Ne Hissedilir?
İlk seanstan sonra herkes aynı şeyi hissetmez. Bazı kişiler rahatlar. Bazıları uzun süredir konuşmadığı şeyleri anlattığı için yorulur. Bazıları umutlu, bazıları kuşkulu, bazıları ise hiçbir değişiklik hissetmeden ayrılır.
Aşağıdaki tepkilerin tamamı mümkün ve anlaşılabilirdir:
- “İlk kez gerçekten anlatabildim.”
- “Daha konuşacak çok şey varmış.”
- “Biraz hafifledim ama aynı zamanda yoruldum.”
- “Terapistin beni anlayıp anlamadığından emin değilim.”
- “Keşke bazı şeyleri farklı anlatsaydım.”
- “Henüz bir şey değişmedi.”
İlk seansın sonunda hemen rahatlamamak, terapinin işe yaramayacağı anlamına gelmez. Aynı şekilde çok rahatlamak da sorunun çözüldüğü anlamına gelmez. İlk görüşme bir başlangıçtır.
Bununla birlikte, görüşmede küçümsendiğinizi, yargılandığınızı, baskı gördüğünüzü veya sınırlarınızın ihlal edildiğini düşünüyorsanız bu hissi göz ardı etmeyin. Bir sonraki seansta bunu dile getirebilir veya başka bir uzmandan görüş alabilirsiniz.
Terapistin Size Uygun Olduğunu Nasıl Anlarsınız?
İlk seansın sonunda “Bu terapiste tamamen güveniyorum” demeniz gerekmeyebilir. Çoğu zaman “güven”, zaman içinde oluşur. Fakat bazı temel işaretlere dikkat edebilirsiniz:
- Kendinizi dikkatle dinlenmiş hissettiniz mi?
- Terapist acele sonuçlara varmadan anlamaya çalıştı mı?
- Soruların neden sorulduğunu genel olarak anlayabildiniz mi?
- Çalışma biçimi ve sınırlar açıklandı mı?
- Size gerçekçi olmayan vaatlerde bulunuldu mu?
- Sorularınızı sormak için alan açıldı mı?
- Görüşmede saygı ve profesyonel sınırlar var mıydı?
- Terapist gerektiğinde “Bu benim çalışma alanım değil” diyebilecek kadar açık mıydı?
Terapide yalnızca kullanılan yöntem değil, danışan ile terapist arasındaki çalışma ilişkisi de önemlidir. Otuz binden fazla danışanı kapsayan geniş bir meta-analiz, terapötik iş birliği ile terapi sonucu arasında farklı terapi yaklaşımları ve danışan grupları boyunca tutarlı bir ilişki bulunduğunu göstermiştir.
Bu, terapistin her söylediğini sevmeniz gerektiği anlamına gelmez. İyi terapi bazen zorlayıcı konularla yüzleşmeyi gerektirir. Önemli olan, bu zorluğun güvenli, anlaşılır ve ortak bir amaç doğrultusunda yaşanmasıdır.
İlk Seansta Beklenenler ve Beklenmeyenler
| İlk seansta genellikle beklenebilir | İlk seansta beklenmek zorunda değildir |
|---|---|
| Başvuru nedeninin konuşulması | Bütün yaşam öyküsünün bitirilmesi |
| Sorunun günlük yaşama etkisinin değerlendirilmesi | Her mahrem ayrıntının anlatılması |
| Terapi çerçevesinin açıklanması | Kesin tanının hemen konması |
| Hedeflerin ana hatlarının belirlenmesi | Kesin seans sayısı garantisi |
| Sizin de soru sormanız | İlk seanstan sonra mutlaka rahatlamak |
| Bir başlangıç planı oluşturulması | Sorunun tek görüşmede çözülmesi |
Bu Yazı Kime Yardımcı Olur, Kime Yetmez?
Bu yazı, ilk kez terapiye başlayacak, ilk randevusunu almış veya psikologla görüşme konusunda kaygı yaşayan yetişkinlere yardımcı olabilir. İlk seansın genel çerçevesini bilmek, belirsizlikten kaynaklanan kaygıyı azaltabilir.
Yoğun işlev kaybı, kendinize zarar verme düşüncesi, psikotik belirtiler, mani belirtileri, ağır madde kullanımı, devam eden şiddet veya acil güvenlik riski varsa rutin bir terapi randevusunu beklemek yerine acil ve uygun profesyonel destek alınmalıdır. Türkiye’de acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi’ne veya en yakın acil servise başvurabilirsiniz.
İlk Görüşmeye “Hazır” Olmanız Gerekmiyor
İnsanlar bazen terapiye başlamadan önce sorununu tam olarak anlaması, duygularını netleştirmesi veya ne istediğine karar vermesi gerektiğini düşünür. Oysa bunların bir kısmı zaten terapi sürecinde ortaya çıkar.
İlk görüşmeye hazır olmanın ölçütü, anlatacaklarınızı kusursuz biçimde sıralamak değildir. Yalnızca, yaşadığınız şeyi bir uzmanla birlikte anlamaya küçük de olsa açık olmanız yeterlidir.
İlk terapi seansında ne konuşulur? Sizi buraya getiren şey konuşulur. Bazen bir belirti, bazen bir ilişki, bazen bir kayıp, bazen de henüz adı konulamayan bir sıkışmışlık… Terapistinizin görevi, bütün cevapları yanınızda getirmenizi beklemek değil; sorularınızın ve yaşadığınız güçlüğün haritasını sizinle birlikte çıkarmaktır.
Sık Sorulan Sorular
İlk terapi seansında ne konuşulur?
Psikolog ilk seansta ne sorar?
İlk seansta her şeyi anlatmak zorunda mıyım?
Terapide ne anlatacağımı bilmiyorsam ne yapmalıyım?
“Nereden başlayacağımı bilmiyorum” diyerek başlayabilirsiniz. Sizi randevu almaya götüren son olayı, en yoğun belirtinizi veya şu anda hayatınızı en fazla zorlayan konuyu söylemeniz yeterlidir. Terapistiniz sorularla konuşmanın ilerlemesine yardımcı olur.





