Fahrettin Kerim Gökay Cad.

Yazıcı Apt. No:111 D:2 Kadıköy | İstanbul

+90 539 914 23 10

uckun@burakuckun.com

Pts - Cts: 10:30 - 18:00

Randevu ve İrtibat Saatlerimiz

Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedir? OKB Tedavisi

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), her 100 kişiden 2 veya 3’ünün karşılaşabileceği karmaşık bir zihinsel sağlık sorunudur. Bu makalede, OKB’nin doğası, obsesyon ve kompulsiyonların günlük hayata etkileri, tedavi yöntemleri ve bu durumun nasıl yönetilebileceğine odaklanıyoruz. Bu makalede OKB’nin tanısı, belirtileri ve bu bozukluğun günlük yaşam üzerindeki etkileri hakkında aydınlatıcı bilgiler sunarken, OKB ile başa çıkma yollarını ve tedavi seçeneklerini de ele alıyoruz.

Yazı İçeriği:

Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedir? (OKB Nedir?)

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB), her yaştan ve her kesimden insanı etkileyen bir zihinsel sağlık bozukluğudur. OKB’de bir obsesyon ve kompulsiyon döngüsü vardır. Obsesyon, “takıntı” demektir. OKB’deki takıntılar genellikle sıkıntı veren duyguları tetikleyen, istenmeyen müdahaleci düşünce, görüntü veya dürtülerden oluşur. Kompulsiyonlar ise, kişinin obsesyonlardan kurtulmak ve/veya sıkıntısını azaltmak için yaptığı davranışlara denir. OKB sadece sıkıntı veren düşünceler veya tekrarlayan davranışlardan ibaret değil, aynı zamanda kişinin işlevselliğini ciddi ölçüde etkileyebilen bir bozukluktur.

DSM-4’te anksiyete bozuklukları kategorisinde olan Obsesif Kompulsif Bozukluk, DSM-5’te kaygı bozukluğu kategorisinden çıkarılarak kendi başına bir başlık olarak kategorileştirildi.

OKB ve OKKB’nin Farkı

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) ve Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu (OKKB), genellikle karıştırılan ancak birbirinden oldukça farklı iki psikolojik durumdur.

Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu (OKKB), bireylerin detaylara, düzenliliğe ve kurallara aşırı derecede takıntılı oldukları, sosyal hayatlarını ve günlük yaşamlarını olumsuz etkileyecek şekilde her alanda kusursuz sonuçlar elde etmeye çabaladıkları, kronik bir rahatsızlıktır.

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) ise kişide takıntılı düşünceler (obsesyonlar) ve bu düşünceleri hafifletmek veya ortadan kaldırmak için yapılan tekrarlayan davranışlar (kompulsiyonlar) ile karakterize olan bir rahatsızlıktır.

OKB’li bireyler genellikle obsesyon ve kompulsiyonlarının mantıksız veya abartılı olduğunun farkındadırlar, ancak yine de bu düşünce ve davranışlardan kaçınamazlar. OKKB’li bireyler ise davranışlarını ve düşünce yapılarını genellikle doğru ve bir gereklilik olarak görürler. Bu nedenle de bunun bir sorun teşkil ettiğini anlamakta zorlanabilirler. OKKB’li kişiler, aşırı kontrolcü ve esnek olmayan tutumları nedeniyle sosyal ve profesyonel ilişkilerinde zorluklar yaşayabilirler.

Obsesif Kompulsif Bozukluk Türleri

OKB nedir, Obsesif kompulsif Bozukluk tedavisi ve OKB BelirtileriBirçok farklı türü bulunan Obsesif Kompulsif Bozukluğun en sık rastlanan türü, halk arasında ‘temizlik hastalığı’ olarak bilinen türüdür. Her titiz kişinin temizlik hastalığından muzdarip olduğunu söyleyemeyiz. Temizlik hastalığı türündeki OKB’ye sahip olan kişiler, mikrop kapacakları endişesiyle kirden, pislikten uzak durmak için aşırı bir temizlik faaliyeti içinde olurlar. Gün içinde saatlerce banyo yapan, günde 50-60 kere ellerini yıkayan, her gün evde köşe bucak temizlik yaparak günlerinin büyük bir bölümünü dezenfeksiyon ve temizliğe ayıran kişiler, genellikle Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) belirtileri gösteriyor olabilirler. Bu tür aşırı ve tekrarlayıcı temizlik davranışları, OKB’nin tipik kompulsiyonlarından bazılarıdır.

OKB, “vesvese hastalığı” olarak da karşımıza çıkabildiği gibi, söylenmek istenmeyen küfürlerin veya cinsel içerik de içerebilen görüntülerin sürekli akla geldiği; “ütünün fişini çektim mi, ocağı kapattım mı, kapıyı kilitledim mi” gibi düşüncelerin sürekli akla gelmesiyle tekrar tekrar kontrol etme ihtiyacı doğuran “kontrol etme hastalığı” şeklinde de görülebilir.

OKB Nasıl Anlaşılır?

Çoğu insan hayatının bir noktasında takıntılı düşüncelere ve/veya kompulsif davranışlara sahip olabilir. Ancak bu durum hepimizin belirli bir düzeyde OKB hastalığına sahip olduğumuz anlamına gelmez. Birine OKB tanısının konulabilmesi için bu obsesyon ve kompulsiyon döngüsünün, kişinin günlük hayattaki işlevselliğini bozan bir düzeyde olması gerekir. Kişinin gün içinde bu takıntılı düşünce veya davranışlara çok fazla zaman harcayacak (günde bir-iki saatten fazla), yoğun sıkıntıya neden olacak ya da günlük aktivitelerini aksatacak kadar aşırı olması, OKB’ye işaret edebilir.

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Belirtileri Nelerdir?

  • Sürekli olarak kapıları, prizleri veya şofbeni kapattığından emin olmak için defalarca kontrol etme ihtiyacı.
  • Kirlilik ve mikroplardan yoğun bir şekilde korkma ve buna bağlı olarak temizlikle ilgili takıntılar geliştirme.
  • Başkalarının dokunduğu nesnelere temas etmeme konusunda ısrarcı olma.
  • Düzen ve simetriye aşırı önem verme, her şeyin mükemmel bir sıra ve simetri ile olması gerektiğine inanma.
  • Sayma (adımlar veya şişeler gibi şeyleri sayma ihtiyacı).
  • Belirsizlik ve şüphe durumlarına karşı aşırı derecede tahammülsüzlük gösterme.
  • Kendine veya başkalarına zarar verme ile ilgili rahatsız edici düşüncelerin sürekli akılda kalması.
  • Takıntılı düşünceler veya görüntülerle sürekli meşgul olma, bunları zihinden atamama.
  • Sürekli olarak başkalarının yargıları veya eleştirileri hakkında endişe duyma, bu düşüncelerle sık sık meşgul olma.
  • Aşırı titizlik ve mükemmeliyetçilik, işleri ve görevleri “tam olarak doğru” yapma ihtiyacı hissetme.
  • Rutinler ve alışkanlıklar konusunda aşırı katılık gösterme, en ufak bir değişikliğe bile aşırı tepki verme.
  • Belirli kelimeleri veya duaları sessizce, sürekli tekrarlama.
  • Kişisel veya maddi bir değeri olmayan eşyaları biriktirme veya istifleme.

Obsesyon ve Kompulsiyon Ne Demek?

Takıntılar (Obsesyon)

Takıntılar, tekrar tekrar ortaya çıkan ve kişinin kontrolünün dışında gelişen düşünceler veya dürtülerdir. OKB’si olan kişiler aslında bu düşünceleri rahatsız edici bulurlar, düşünmek istemezler. Hatta çoğu zaman bu düşüncelerin mantıksız olduğunun da farkındalardır ancak engelleyemezler.

Takıntılar, genellikle “korku, tiksinti, belirsizlik ve şüphe” gibi yoğun ve rahatsız edici duygularla birlikte gelir. OKB’ye özgü bu takıntılar, kişinin günlük yaşamında önemli bir zaman kaybına neden olur ve daha önemli günlük faaliyetlere engel teşkil eder. Örneğin, bir kişi günde bir veya iki saatini el yıkamaya ayırdığında, bu durum onun günlük yaşantısından iki saat alır. OKB (psikolojik bir bozukluk) tanısının konulmasında belirleyici olan en önemli faktör, bu tür takıntılı düşünce ve davranışların kişinin günlük hayatında ne kadar zaman aldığıdır. Bu, takıntılı bir kişilik özelliğinden ziyade bir psikolojik rahatsızlık olduğunun göstergesidir.

OKB’nin “takıntılı biri” olmaktan ne farkı var?

“Takıntılı olmak” veya “kafayı takmak” gibi ifadeler, halk arasında yaygın olarak kullanılan terimlerdir. Gündelik kullanımda yaygın olan bu tür ifadeler, kişinin herhangi bir konuyla hatta bir kişiyle ilgili olan bazı düşünce ve davranışlarla çok fazla meşgul olduğu anlamına gelir. Ancak bu bağlamda “takıntılı” olmak, kişinin günlük hayatındaki işlevselliğini bozmadığı sürece kişinin günlük yaşamında sorun yaşadığı anlamına gelmez. Hatta “takıntılı” olma hali o kişinin hayatının zevkli bir bileşeni bile olabilir.

Örneğin, sevdiğiniz bir şarkıya “takıntılı” olabilirsiniz ama yine de radyoda o sevdiğiniz şarkı çalıyor olsa da o sırada telefonunuz çalarsa, radyonun sesini kapatıp telefonu cevaplayabilir, arkadaşlarınızla akşam yemeği için buluşabilir, sabah işe zamanında gidebilir ve bu takıntıya rağmen günlük hayatınızı işlevsel bir şekilde sürdürebilirsiniz.

Bu bağlamdaki bir takıntının içeriği belki daha ciddi de olabilir: Örneğin, herkes zaman zaman sevdiği birinin güvenliği konusunda endişelenebilir ya da yaptığı bir hatanın istenmeyen kötü sonuçlara yol açıp açmayacağı konusunda bazı düşüncelere kapılabilir. Bu düşünceler OKB’de de görülen düşünce içeriklerine benziyor olsa da, OKB’si olmayan biri de zaman zaman bu tür düşüncelere sahip olabilir. Herkes zaman zaman endişelenebilir ama bu endişe hali günlük hayatına devam etmesine engel olmaz. Oysa OKB’si olan kişiler bu tür düşünce içerikleri nedeniyle günlük hayatlarını sürdürmekte zorlanırlar.

Kısacası, araştırmalar çoğu insanın zaman zaman istenmeyen müdahaleci düşüncelere sahip olabildiğini gösteriyor ancak OKB bağlamında bu müdahaleci düşüncelerin akla gelmesi çok sık olur ve günlük işleyişinin önüne geçecek kadar aşırı olan bir kaygı tetikler.

OKB’de Yaygın Olarak Görülen Takıntılar

Kirlenme Takıntıları

  • Vücut sıvıları (örneğin idrar, dışkı)
  • Mikroplar/hastalıklar (örn., uçuk, HIV, COVID-19)
  • Çevresel kirleticiler (örn., asbest, radyasyon)
  • Ev kimyasalları (örn., lavobo açıcı tozlar, çamaşır suyu vb.)
  • Kir-pas-toz

Şiddet Takıntıları

  • Kendine zarar verme dürtüsüyle hareket etme korkusu
  • Başkalarına zarar verme dürtüsüyle hareket etme korkusu
  • Kişinin zihninde şiddet içeren veya korkunç görüntülerle aşırı ilgilenmesi

Sorumluluk Takıntıları

  • Olan korkunç bir şeyden sorumlu olma korkusu (örn., yangın, hırsızlık, trafik kazası)
  • Yeterince dikkatli olunmadığı için başkalarına zarar verme korkusu (örn., birinin ayağının kaymasına ve kendisinin kaymasına neden olabilecek bir şeyi yere düşürmek)

Mükemmeliyetçilik ile İlgili Takıntılar

  • Simetri, eşit sayıda olma veya kesinlik konusunda aşırı endişe
  • Bir şeyi unutma, bilme veya hatırlama konusunda aşırı endişe
  • Bir şeyi bilgisayardan veya telefondan silerken önemli bilgileri kaybetme veya unutma korkusu
  • Görevleri “mükemmel” veya “doğru” şekilde yerine getirme konusunda aşırı endişe
  • Hata yapma korkusu

Cinsel Takıntılar

  • Cinsellikle ilgili istenmeyen düşünceler veya zihinsel imgeler
  • Cinsiyetle ilgili bir dürtüyle hareket etme korkusu
    Çocuklara, akrabalarına veya başkalarına cinsel olarak zarar verme korkusu
  • Başkalarına karşı saldırgan cinsel davranışlar sergileme korkusu

Dini/Ahlaki Takıntılar

  • Tanrı’yı gücendirme korkusu, lanetlenme ve/veya küfür endişesi
  • Doğru/yanlış ya da ahlak konusunda aşırı endişe

Kimlik Takıntıları

  • Kişinin cinsel yönelimiyle aşırı ilgilenmesi.
  • Kişinin cinsiyet kimliğiyle aşırı ilgilenmesi.

Diğer Takıntılar

  • İlişkiyle ilgili takıntılar (örn., kişinin partnerinin “o” olup olmadığı, partnerinin kusurları ve nitelikleri hakkında aşırı endişe duyması).
  • Bu tür takıntılar romantik partnerler, akrabalar, arkadaşlar ve diğer ilişkiler etrafında yoğunlaşabilir.
  • Ölüm/varoluşla ilgili takıntılar (örn., ölüm, evren ve kişinin “büyük plan”daki rolü gibi varoluşsal ve felsefi temalarla aşırı meşguliyet).
  • Gerçek olay/yanlış anı takıntıları (örn., geçmişte olup bitenler ve bunların ne gibi etkileri olabileceği konusunda aşırı kaygılanma).
  • Duygusal kirlenme takıntıları (örn., diğer bireylerin kişilik özelliklerini veya kişisel özelliklerini “yakalama” korkusu).

Kompulsiyonlar

Kompulsiyonlar, kişinin takıntılarını nötralize etmek, etkisiz hale getirmek veya ortadan kaldırmak amacıyla kullandığı tekrarlayan davranışlar veya düşüncelerdir. OKB’si olan kişiler bunun yalnızca geçici bir çözüm olduğunun farkında olsalar da başa çıkmanın daha iyi bir yolunu reddederek kompulsiyonlara bel bağlarlar. Obsesyonları tetikleyen durumlardan kaçınmak da bir kompulsiyondur. Kompulsiyonlar genellikle çok zaman aldıkları için kişinin günlük hayatında sürdürmesi gereken diğer önemli faaliyetlerinin aksamasına sebep olurlar.

Kompulsiyonlar ve Ritüeller

Takıntılarda olduğu gibi, her tekrarlayan davranış veya ritüel, “kompulsiyon” olarak nitelendirilemez. Kompulsiyon olup olmadığı, davranışın işlevine ve bağlamına bağlı olarak değişir. Örneğin, yatmadan önce yapılan rutinler, dini uygulamalar veya yeni bir becerinin öğrenilmesi, ilgili aktivitenin tekrarlanmasını gerektirir. Dolayısıyla bunlar günlük yaşamın olumlu ve işlevsel bir parçası olabilir. Aynı şekilde; bir temizlik işçisi günde 8 saat yerleri paspaslıyorsa, bu bir kompulsiyon değil, işinin bir parçasıdır.

Bir davranışla ilişkili duygular, o davranışın kompulsif olup olmadığının göstergesidir. Eğer ayrıntılar konusunda titizseniz, ya da her şeyin düzgün bir şekilde düzenlenmesinden hoşlanıyorsanız, bunların “kompulsif” davranışlar olduğunu düşünebilirsiniz. Bu durum sizde OKB belirtileri olduğu anlamına gelmez. Bu tür durumlarda “kompulsif” terimi sadece sizin tercihlerinize veya kendinizle ilgili beğendiğiniz bir kişilik özelliğinize işaret eder. OKB’si olan kişiler kompulsif davranışlara yönelme eğiliminde olduklarını kendileri de bilirler ama bu zaman alıcı ve çoğu zaman külfet olan bu tür eylemleri yapmak zorunda kalmayı aslında tercih etmezler. Kompulsiyonları bundan zevk aldıkları için değil, başlarına gelebileceğini düşündükleri olumsuz sonuçları önlemek ve kaygıdan kaçınmak (veya azaltmak) için yaparlar.

OKB’de Yaygın Olarak Görülen Kompulsiyonlar

Yıkama ve Temizleme

  • Elleri aşırı veya belirli bir şekilde yıkamak
  • Aşırı duş alma, banyo yapma, diş fırçalama, bakım veya tuvalet rutinleri
  • Ev eşyalarını veya diğer nesneleri aşırı derecede temizlemek
  • Kirli olduğu düşünülen maddelerle teması önleme çabaları

Kendi Kendine Teyitler:

  • Başkalarına zarar vermedin/vermeyeceksin
  • Kendine zarar vermedin/vermeyeceksin
  • Felaket bir şey olmadı
  • Bir hata yapmadın

Tekrar Etme Kompulsiyonları

  • Rutin aktiviteler (örn., kapıdan çıkıp geri girmek, sandalyeden kalkıp tekrar oturmak)
  • Vücut hareketleri (örn., dokunma, göz kırpma, vb.)
  • “Tekrarlı” ritüel ve aktiviteler (örneğin, üç rakamı “iyi”, “doğru”, “güvenli” bir sayı olduğu için bir hareketi üç kez yapmak)

Zihinsel Kompulsiyonlar

  • Zarar vermemek için olayların zihinsel olarak gözden geçirilmesi (kendisine, başkalarına, zarar verebilecek istenmeyen sonuçları önlemek için)
  • Zarar vermemek için dua etmek (kendisine, başkalarına, korkunç sonuçlardan kaçınmak için)
  • Bir görevi yerine getirirken “iyi”, “doğru” veya “güvenli” bir sayıyla bitirmek için saymak,
  • “İptal etme” veya “Geri alma” ritüelleri (örn., iptal etmek için “kötü” bir sözcüğü “iyi” bir sözcükle değiştirmek).

Diğer Kompulsiyonlar

  • Her şeyi düzene sokmak için aşırı uğraşmak veya “doğru hissettirene” kadar düzenlemeye devam etmek
  • Güvence almak için söylemek, gereksiz soruları tekrar tekrar sormak vb.
  • Takıntıları tetikleyebilecek durumlardan kaçınmak.

Obsesif Kompulsif Bozukluğun Tedavisi

Obsesif kompulsif bozukluk zamanla kendiliğinden geçen bir hastalık değildir. Takıntı-zorlantı bozukluğu olarak da bilinen bu hastalığın tedavisinde ilaç tedavisi ve bilişsel-davranışçı terapi (BDT), en yaygın olarak kullanılan en etkili tedavi yöntemleridir. Bu yöntemlerin her ikisinin birlikte kullanıldığı bütüncül yaklaşımlı tedaviler, daha başarılı sonuçlar verir. OKB tedavisinde hipnoterapi yöntemi de tedavi sürecine eklenebilir.

OKB hastalarının büyük çoğunluğu bunu bir rahatsızlık olarak görmedikleri için bu konuda destek almayı düşünmezler. Hastaların bir kısmı da bu hastalıktan utandıkları için, bazen de tedaviden korktukları için bu konuda destek almayı düşünmezler.

İlaç Tedavisi

Obsesif kompulsif bozukluğun tedavisinde kullanılan ilaçlar, serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI’lar) adı verilen antidepresanlardır. Bu ilaçlar, serotonin düzeyini artırarak obsesyon ve kompulsiyonların azalmasına yardımcı olur. Bununla birlikte, ilaç tedavisi sürecinde bir uzman tarafından düzenli olarak takip edilmeli ve doz ayarlamaları yapılmalıdır. İlaç tedavisi alan kişiler, ilaçların olumlu etkilerini bir iki aydan önce görmezler. Bu nedenle de ilaca başladıktan bir iki hafta sonra ilacı bırakma eğilimi gösterirler. Oysa sabırlı olunursa ilaçların etkisi 3-4 ay içerisinde ortaya çıkar. 

Bilişsel-Davranışçı Terapi (BDT)

Bilişsel-Davranışçı Terapi (BDT) yöntemi, obsesif kompulsif bozukluğun tedavisinde en etkili psikoterapi yöntemidir. Bu terapi, obsesyonlara ve kompulsiyonlara neden olan düşünce ve inançları değiştirmeyi ve işlevsel davranışları öğretmeyi hedefler. BDT, hastaların düşünceleriyle baş etmeyi ve obsesyonlara karşı daha sağlıklı bir şekilde tepki vermeyi öğrenmelerine yardımcı olur.

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) sürecinde, hastalar genellikle bir hafta aralıklarla klinik psikolog veya psikoterapist ile toplamda 15-20 seanslık bir tedavi programına katılırlar. Bu terapi seanslarında, hastaların obsesif düşüncelerine bağlı nesne, durum ya da düşüncelere psikoterapi teknikleri çerçevesinde maruz kalmaları sağlanır. Hastaya bazı ev ödevleri verilir ve böylece kompulsif ritüellerini gerçekleştirme isteklerine karşı koymayı öğrenmeleri hedeflenir. 

Eğer terapist hipnoz uygulamayı da biliyorsa, terapi sürecine katkı sağlayacak olan hipnotik egzersizleri de tedavi programına dahil edebilir. 

Picture of Kln. Psk. Burak Uçkun
Kln. Psk. Burak Uçkun

Hipnoterapi diplomasını dünyanın ulusal akreditasyona sahip ilk Hipnoterapi Akademisi olan, ABD Los Angeles’taki HMI College of Hypnotherapy‘de aldı. İstanbul Nişantaşı Üniversitesi “Psikoloji” bölümünden, yüksek onur derecesiyle bölüm ikincisi olarak mezun oldu. “Klinik Psikoloji” alanında Yüksek Lisans eğitimini İstanbul Beykent Üniversitesi‘nde başarıyla tamamlayarak, Uzman Klinik Psikolog unvanını aldı. Psikoloji alanındaki uzmanlığının yanı sıra inşaat mühendisliği lisans diplomasına da sahip olan Klinik Psikolog Burak Uçkun, "American Hypnosis Association" akredite hipnoterapistler listesinde yer almaktadır. Yetişkinler için Bilişsel Davranışçı Terapi ve Hipnoterapi yönelimli Psikoterapi hizmetleri vermekle beraber alandaki uzmanlara Hipnoz eğitimleri de vermektedir.

Yazarın Tüm Makaleleri
Picture of Kln. Psk. Burak Uçkun
Kln. Psk. Burak Uçkun

Hipnoterapi diplomasını dünyanın ulusal akreditasyona sahip ilk Hipnoterapi Akademisi olan, ABD Los Angeles’taki HMI College of Hypnotherapy‘de aldı. İstanbul Nişantaşı Üniversitesi “Psikoloji” bölümünden, yüksek onur derecesiyle bölüm ikincisi olarak mezun oldu. “Klinik Psikoloji” alanında Yüksek Lisans eğitimini İstanbul Beykent Üniversitesi‘nde başarıyla tamamlayarak, Uzman Klinik Psikolog unvanını aldı. Psikoloji alanındaki uzmanlığının yanı sıra inşaat mühendisliği lisans diplomasına da sahip olan Klinik Psikolog Burak Uçkun, "American Hypnosis Association" akredite hipnoterapistler listesinde yer almaktadır. Yetişkinler için Bilişsel Davranışçı Terapi ve Hipnoterapi yönelimli Psikoterapi hizmetleri vermekle beraber alandaki uzmanlara Hipnoz eğitimleri de vermektedir.

Yazarın Tüm Makaleleri

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Sorularınız mı var?

Telefon veya e-posta ile irtibata geçmekten çekinmeyin