Kendinizi bir süredir kötü hissediyor ve “acaba depresyonda mıyım?” diye merak ediyorsanız, doğru bir soru soruyorsunuz. Çünkü depresyonu aşmanın ilk adımı, onu fark etmektir. Aşağıdaki kısa öz-değerlendirme depresyon testi, son iki haftada yaşadığınız belirtiler hakkında size bir fikir verebilir.
Bu test bir tanı aracı değildir. Depresyon tanısı, yalnızca bir ruh sağlığı uzmanının kişiyle görüşerek yapacağı değerlendirmeyle konabilir. Bu öz-değerlendirmenin amacı sizi etiketlemek değil, belirtilerinizi görünür kılmak ve gerekiyorsa destek almaya yönelik doğru adımı atmanıza yardımcı olmaktır. Depresyonda olduğunuzu düşünüyorsanız irtibata geçmekten çekinmeyin.
Depresyon Belirti Düzeyi Öz-Değerlendirme Testi
Son iki hafta içinde aşağıdaki durumları ne sıklıkta yaşadığınızı işaretleyin.
Öz-Değerlendirme Sonucunuz
Önemli: Bu öz-değerlendirme tıbbi bir tanı yerine geçmez; yalnızca depresif belirti düzeyiniz hakkında fikir verir. Sonuç ne olursa olsun, kaygılarınız varsa bir ruh sağlığı uzmanına danışmanız önerilir. Yaşamınıza son verme ya da kendinize zarar verme düşünceleri yaşıyorsanız, lütfen vakit kaybetmeden bir uzmana başvurun; acil durumlarda 112'yi arayın.
Bu Test Neyi Ölçer?
Yukarıdaki öz-değerlendirme testi, iki bölümden oluşur. İlk bölümdeki temel maddeler, depresyonun klinik değerlendirmesinde kullanılan dokuz çekirdek belirti alanını temel alır:
- İlgi ve keyif kaybı,
- Çökkün ruh hali,
- Uyku değişiklikleri,
- Enerji kaybı,
- İştah değişimi,
- Değersizlik ve suçluluk duyguları,
- Odaklanma güçlüğü,
- Hareketlerde yavaşlama ya da huzursuzluk ve umutsuzluk düşünceleri.
Belirti düzeyiniz bu bölümdeki yanıtlara göre değerlendirilir.
İkinci bölümdeki ek belirti alanları ise puanlanmaz; ama tablonun bütününü görmeye yardımcı olur. Karamsarlık, sosyal çekilme, işlevsellik kaybı, bedensel yakınmalar gibi alanlar, depresyonun günlük hayata nasıl yansıdığını gösterir.
Önemli olan tek bir belirti değil, belirtilerin sayısı, süresi ve günlük hayatınızı ne ölçüde etkilediğidir. Örneğin bir-iki gün kötü hissetmek depresyon değildir; ama bu belirtilerin çoğu neredeyse her gün ve iki haftadan uzun süredir devam ediyorsa, durumu ciddiye almak gerekir.
Depresyon mu, Geçici Bir Üzüntü mü?
Testi çözerken aklınızdan büyük olasılıkla şu soru geçti: “Acaba gerçekten depresyonda mıyım, yoksa sadece zor bir dönemden mi geçiyorum?” Bu ayrım önemlidir, çünkü ikisi farklı şeylerdir.
Bu ayrımın pratik bir cevabı var. Üzüntü bir sebebe yaslanır ve zamanla hafifler; üzgün biri hala gülebilir, sevdiği şeylerden tat alabilir. Depresyon ise çoğu zaman sebepsiz gelir, geçmek yerine yerleşir ve en ayırt edici olarak keyif alma yetisini söndürür. Testte “ilgi ve keyif kaybı” maddesine verdiğiniz yanıt, aslında tam da bu farkı yakalamaya yarar. Çünkü üzüntüde keyif kaybolmaz, ama depresyonda kaybolur.
Pratik ölçüt şudur: çökkün ruh hali ve ilgi kaybı iki haftadan uzun sürüyor, neredeyse her gün devam ediyor ve günlük hayatınızı aksatıyorsa; artık sıradan bir üzüntüden değil, olası bir depresyondan söz ediyoruz demektir. Bu durumda testin sonucu ne olursa olsun, bir uzmanla konuşmak en doğrusudur.
Depresyon Testleri Güvenilir mi?
Online depresyon testleri, doğru kullanıldığında değerli bir farkındalık aracıdır. Sıklıkla karşılaşılan profesyonel ölçekler arasında Beck Depresyon Envanteri (21 maddelik, depresif belirtilerin şiddetini ölçen bir öz bildirim ölçeği) ve PHQ-9 (dokuz maddelik bir tarama anketi) bulunur. Bu ölçekler tek başına bir tanı koyma aracı olmayıp, klinik ortamda uzmanların değerlendirmesini destekleyen yardımcı araçlar olarak kullanılır.
Unutmayınız ki hiçbir test, tek başına tanı koyamaz. Bunun birkaç nedeni vardır:
Testlerin objektif olarak ölçemeyeceği şeyler vardır. Belirtilerin ardındaki yaşam öyküsü, bağlam ve başka olası tıbbi nedenler de uzman tarafından değerlendirilmelidir. Ayrıca depresyon belirtileri başka durumlarla (örneğin tiroid sorunları, bazı bedensel hastalıklar ya da kaygı bozuklukları) örtüşebilir. Depresyonun türünü ayırt etmek (örneğin majör depresyon mu, distimi mi, bipolar bozukluğun bir parçası mı) ancak bir ruh sağlığı uzmanının tespit ve değerlendirme görüşmesi yapmasıyla mümkündür. Bu yüzden test sonucunuz ne olursa olsun, bunu sadece bir başlangıç noktası olarak görün; bir sonuç değil.
Test Sonucumu Nasıl Yorumlamalıyım?
Testten düşük bir puan aldıysanız, bu mutlaka “hiçbir sorun yok” anlamına gelmez. Bazı depresyon türleri (özellikle kişinin dışarıya iyi göründüğü “maskeli depresyon”), bu tür kısa testlerde gözden kaçabilir. Eğer içten içe zorlanıyorsanız, düşük puana rağmen bir uzmanla konuşmanız faydalı olur.
Yüksek bir puan aldıysanız, paniğe kapılmanıza gerek yok. Puanınız, depresyonda olduğunuzun kesin kanıtı değildir. Sadece belirtilerinizin dikkate değer olduğunun ve bir ruh sağlığı uzmanının profesyonel bir değerlendirme yapmasının faydalı olacağının işaretidir. Depresyon, doğru tedaviyle iyileşme oranı en yüksek ruhsal sorunların başında gelir. Yani yüksek bir puan bir umutsuzluk değil, harekete geçmek için bir davettir.
Depresyonun Fark Edilmesi Neden Zordur?
Depresyon her zaman “sürekli ağlayan, yatağından çıkamayan” klişe tabloyla gelmez. Depresyonda olan birçok kişi işine gider, güler, sorumluluklarını yerine getirir; ama içeride derin bir boşluk ve tükenmişlik taşır. Özellikle erkeklerde depresyon çoğu zaman üzgünlük yerine sinirlilik, öfke ya da işine aşırı gömülme biçiminde ortaya çıkabileceği için, gözden kaçabilir.
Bazen de depresyon, bedensel şikayetlerin arkasına gizlenir. Geçmeyen yorgunluk, baş ağrıları, uyku ve iştah sorunları… Kişi aylarca doktor doktor gezer, bir türlü “fiziksel” bir neden bulunamaz. İşte bu yüzden, sebebi açıklanamayan ve süregiden belirtilerde ruhsal bir değerlendirme de gözden kaçırılmamalıdır.
Ne Zaman Bir Uzmana Başvurmalısınız?
Belirtileriniz iki haftadan uzun sürüyorsa; işinizi, ilişkilerinizi ya da günlük hayatınızı aksatıyorsa; eskiden keyif aldığınız hiçbir şeyden tat alamıyorsanız; ya da yaşamın anlamsız olduğuna dair düşünceler yaşıyorsanız, vakit geçirmeden bir uzmana başvurmanız faydalı olur. Özellikle yaşamın anlamsız olduğuna dair düşünceleriniz yoğunsa, beklemeden destek almak önemlidir.
Bir uzmana başvurmak için “yeterince kötü” hissetmeyi beklemenize gerek yok. Erken atılan adım hem iyileşmeyi hızlandırır hem de süreci kolaylaştırır.
Bir testin veremeyeceği tek şey, size özel bir değerlendirmedir. Belirtilerinizi daha ayrıntılı konuşmak ve sizin için uygun terapi yaklaşımını birlikte değerlendirmek isterseniz, Kadıköy’de psikolog olarak hizmet veren Klinik Psikolog Burak Uçkun’dan randevu talep edebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Hayır. Online testler yalnızca depresif belirtilerin varlığı ve şiddeti hakkında fikir verir. Tanı, ancak bir ruh sağlığı uzmanının kişiyle görüşerek, belirtilerin geçmişini ve bağlamını değerlendirerek koyabileceği bir süreçtir.
Yüksek puan, depresif belirtilerinizin dikkate değer olduğunu gösterir, ama tek başına tanı anlamına gelmez. Bir uzmanla görüşerek durumu netleştirmeniz en doğrusudur. Unutmayın, depresyon tedavi edilebilir bir hastalıktır.
Düşük puan her zaman sorun olmadığı anlamına gelmez; bazı depresyon biçimleri kısa testlerde gözden kaçabilir. Eğer içten içe zorlanıyorsanız, puanınıza bakmaksızın bir uzmanla konuşmanız değerlidir.
Hayır. Bu öz-değerlendirmede verdiğiniz yanıtlar hiçbir yere kaydedilmez veya gönderilmez; tamamen size özeldir.
Test, bir uzmana gitmeden önce belirtilerinizi fark etmenize yardımcı olan faydalı bir ilk adımdır. Ancak kaygılarınız sürüyorsa, testi atlayıp doğrudan bir uzmanla görüşmenizde de hiçbir sakınca yoktur; aksine en doğru değerlendirmeyi orada alırsınız.





